1966 yılında İstanbul’dan Ankara’ya giden bir takside meydana gelen cinayet, Amerikalı kadın üsteğmen ile şoförün hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı. Bu olay, Türkiye’nin en çok konuşulan cinayetlerinden biri haline geldi ve kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Saldırıdan ağır yaralı olarak kurtulan tek görgü tanığının ifadeleri doğrultusunda polis geniş kapsamlı bir soruşturma başlattı. Olay yerinde bulunan parmak izleri ve yapılan sorgulamalar sonucunda birçok kişi ifadeye çağrıldı. İki kişi, cinayeti işlediklerini itiraf etti ancak soruşturmanın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan çelişkiler, cinayetin üzerindeki sır perdesini daha da kalınlaştırdı.
Yaklaşık iki yıl boyunca gündemde kalan bu cinayet, kamuoyunda “Düzce Canavarı” olarak anıldı. Olayla ilgili detaylar ve soruşturmanın gelişimi, Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberinde yer aldı. Bu cinayet, Türkiye’deki adli süreçlerin nasıl işlediği ve kamuoyunun tepkisini nasıl şekillendirdiği açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.