Son yıllarda özellikle 50 yaş altındaki kişilerde kanser vakaları ciddi oranda arttı. Vücut sağlığını korumak ve kanser gibi ciddi hastalıkların riskini azaltmak için sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları geliştirmeniz gerekiyor.
Dr. Mikkael Sekeres, her gün farkında olmadan yapılan bazı alışkanlıkların kanser riskini artırabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Sekeres, sigara ve alkol gibi bilinen risklerin yanı sıra, sağlıklı gibi görünen bazı tercihler ve popüler alışkanlıkların da ciddi sağlık tehditleri oluşturabileceğini söyledi.Son yıllarda özellikle 50 yaş altındaki bireylerde kolon kanseri vakalarında büyük artış yaşanırken, genç nüfusta mide, pankreas, melanom, meme, rahim, testis ve lenf kanserleri dahil olmak üzere 14 farklı türde artış tespit etti. 2010-2019 yılları arasında 2 milyondan fazla genç hasta üzerinde yapılan incelemeler, erken yaşta kanser riskinin ciddiyetini gözler önüne serdi.Geleneksel olarak sağlıklı kabul edilen çay ve kahve gibi sıcak içecekler, yüksek sıcaklıkta tüketildiğinde yemek borusu ve gırtlak kanseri riskini artırabiliyor.
Çin’de yapılan bir araştırma, 60°C’den daha sıcak çay içen ve alkol tüketen kişilerin yemek borusu kanserine yakalanma riskinin 5 kat arttığını gösterdi. İngiltere’deki başka bir çalışmada ise günde 4-6 fincan sıcak içecek tüketenlerin riskinin neredeyse iki katına çıktığı belirlendi. Dr. Sekeres, “Sıcak içecekleri biraz soğutarak içmek, sağlıklı bir alışkanlık olabilir,” dedi.Yüksek ısıda pişirilen etler; özellikle ızgara yapılan sosis, hamburger ve biftek gibi ürünler kansere neden olabilecek kimyasalların oluşmasına yol açıyor. Heterosiklik aminler ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar adı verilen bu maddeler, DNA hasarına ve iltihaplanmaya neden olabiliyor. Sekeres, ızgara et tüketiminin ayda bir kezle sınırlandırılmasını tavsiye ediyor.Dr. Sekeres, saç boyaları ve kimyasal düzleştiricilerin içinde bulunan formaldehit ve ftalat gibi maddelerin, hormon sistemine zarar vererek meme ve yumurtalık kanseri gibi hormon duyarlı kanserlerin riskini artırabileceğini belirtti. 2020 ve 2022 yıllarında yapılan araştırmalar, bu ürünleri düzenli kullanan kadınlarda meme ve rahim kanseri oranlarının daha yüksek olduğunu ortaya koydu.ABD’de her üç kişiden biri en az bir dövmeye sahip. Ancak yapılan bazı araştırmalar, dövme mürekkebindeki kimyasalların bağışıklık sistemini etkileyerek lenfoma gibi kanser türlerinin riskini artırabileceğini öne sürüyor. Dr. Sekeres, bu bulguların henüz kesin olmadığını belirtse de, dikkatli olunması gerektiğini ifade ediyor.Sigaradan daha zararsız olduğu düşünülse de nargile, uzun sürede alınan yüksek miktarda duman nedeniyle ciddi bir kanser riski taşıyor. Yapılan araştırmalar, nargile içen kişilerin karaciğer, akciğer ve baş-boyun kanserlerinden ölme riskinin daha yüksek olduğunu gösteriyor. Sekeres, “Tütün tüketiminin her türlüsünden uzak durulmalı,” diyerek sigara ve nargileye karşı uyarıyor.Dr. Sekeres, bu alışkanlıkların her birinin farklı derecelerde risk taşıdığını ancak sigara ve alkol tüketiminin halen en yüksek risk faktörleri arasında yer aldığını vurguluyor. “Küçük değişikliklerle büyük sağlık risklerinin önüne geçmek mümkün,” diyor.
Güneşten öpülmüş gibi görünen o ipeksi, ışıltılı cilt… Hani şu fondöteni tamamen rafa kaldırmak isteyeceğiniz türden bir parlaklık var ya, işte ondan bahsediyorum. Ama hemen pahalı serumların, “24 ayar altın özlü” losyonların aklınıza gelmesine gerek yok. Çünkü sırrı, yüzyıllardır mutfak dolaplarımızda duran sade bir şişede gizli: vücut yağı.
Sabah rutinleri günün geri kalanını belirler. İster yoga matında bir saat geçirmek, ister koşu bandında birkaç dakika koşmak, hatta detoks suyunuzu karıştırmak olsun ‘günlük koşuya’ hazırlanırken günün geri kalanı için enerji seviyeniz belirlenir. Tıpkı yarım saatlik tempolu yürüyüşün veya yapılacaklar listenizi not etmenin güne başlamanıza yardımcı olması gibi, gününüze ferahlatıcı...
ABD merkezli bir şirket, tüp bebek tedavisiyle elde edilen embriyoların genetik analizini yaparak çeşitli sağlık riskleri ve bazı fiziksel-psikolojik özellikler hakkında öngörüler sunan yeni bir hizmeti kamuoyuna tanıttı. “Nucleus Embryo” adı verilen bu yeni araç, henüz doğmamış çocukların genetik olarak “daha iyi” olma potansiyelini seçme imkanı sunuyor. Bu durum hem...
Mağarada rahat nefes aldığını belirten Zeliha Tekercioğlu, “Tuz mağarasına Ankara’dan gezmek için geldim. Burasının şifa kaynağı olduğunu da öğrendik. Burası insana huzur veriyor, nefes alışını ferahlatıyor. Güzel bir yer” ifadelerini kullandı. Mağaraya gezmek için geldiğini ve çok beğendiğini söyleyen Sevda Yılmaz ise, “Buraya Ankara’dan geliyorum. Daha önceden de burayı...
Son bilimsel araştırmalar, günlük çilek tüketiminin kardiyometabolik sağlık üzerinde önemli faydalar sağlayabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu kırmızı meyvenin kolesterolü düşürmeye, iltihaplanmayı azaltmaya ve insülin direncini iyileştirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Bu etkiler, özellikle tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynuyor. Sulu ve tatlı tadıyla öne çıkan çilek, sadece...
Stanford Üniversitesi tarafından yürütülen bir çalışma, Covid-19 aşılarının 2020’den 2024’e kadar çoğu yaşlı olmak üzere 2,5 milyon insanın hayatını kurtardığını tahmin ediyor. Bu sayı, İlk raporlarda belirtilenden çok daha az. JAMA Health Forum’da yayınlanan bulgulara göre, bu, söz konusu dönemde dünya çapında uygulanan her 5 bin 400 aşı dozu için...