Terzilik, geçmişten günümüze birçok insanın hayatında önemli bir yer tutmuştur. Ancak son yıllarda hazır giyimin artışıyla bu meslek, eski ihtişamını kaybetmeye başladı. Batman’da terzilik yapan ve 50 yılı aşkın bir süredir bu mesleği icra eden Abdülaziz Gözeoğlu, bu durumu ve mesleğin inceliklerini bizlere aktarıyor.
1945 doğumlu olan Abdülaziz Gözeoğlu, 7 yaşında terzilik mesleğine çırak olarak adım attı. Yıllar içinde birçok çırak yetiştirerek mesleğe katkı sağladı. Gözeoğlu, “Askerliğimin ardından Batman’a yerleşip, burada terzilik yapmaya devam ettim. Şu an 81 yaşındayım ve 50 yıldan fazla süredir bu mesleği icra ediyorum,” dedi.
Usta terzi, mesleğe başlama hikayesini şu sözlerle anlattı: “Çıraklığım döneminde bir gayrimüslim ustanın yanında çalıştım. Onun bilgi ve deneyimlerinden faydalandım.” Bu süreç, Gözeoğlu’nun terzilik sanatını daha iyi kavramasına katkı sağladı.
Gözeoğlu, hazır giyimin yaygınlaşmasıyla birlikte terziliğin büyük bir darbe aldığını ifade etti. “Eskiden terzilik çok kıymetli bir meslekti. İnsanlar bu meslekle ev alabiliyordu. Ancak şimdi işlerimizin büyük ölçüde azaldığını görüyorum. Hazır giyim fabrikalarının çoğalması, talebi düşürdü,” diye ekledi.
30-40 takım elbise dikebildiği dönemlerin geride kaldığını söyleyen Gözeoğlu, “Artık çoğu zaman sadece paça yapıyoruz. Aylarca bir veya iki takım elbise siparişi alabiliyoruz,” dedi.
Abdülaziz Gözeoğlu, geçmişte bayram dönemlerinin çok daha yoğun geçtiğini belirtti. “Bayram öncesi aylarca sıra beklenirdi. Şimdi insanlar hazır giysiyi tercih ediyor. Çoğu kişi, terziyle prova yapmak istemiyor,” şeklinde konuştu.
Gözeoğlu, “Terzilik mesleğinin eski yoğunluğu artık kalmadı. Bu mesleği yaparken yalnızca iş peşinde koşmuyorum; buraya gelmekten keyif alıyorum. Emekli oldum ama hala terzi dükkanımda zaman geçiriyorum,” ifadelerini kullandı. Terzilik mesleğinin geçmişteki değeri, bugünlerde kaybolsa da Abdülaziz Gözeoğlu, bu sanatı yaşatmaya devam ediyor.
Abdülaziz Gözeoğlu, terzilik mesleğinin zorluklarını ve değişimlerini açık bir dille aktarıyor. Geçmişteki yoğunluk ve değerini yitiriyor olsa da, mesleği için duyduğu sevgi ve bağlılık, genç nesillerin terzilik sanatına olan ilgisini artırabilir. Terzilik, yalnızca bir iş değil; aynı zamanda bir sanat ve yaşam biçimidir.