Midyat Paskalya Bayramı, bu yıl da geleneklerle dolu bir şekilde kutlanıyor. Yurt dışından gelen misafirlerin de katılımıyla bu bayram, bölgedeki Süryani vatandaşlar için daha da anlamlı hale geliyor. Asırlık ritüeller, Midyat’ta yeniden hayat bulurken, bayram havası kentin dört bir yanını sarıyor.
Bayram öncesinde, Midyat’ta yaşayan Süryani aileler, evlerini hazırlamak için hummalı bir çalışma yürütüyor. Temizlikten yemeklerin hazırlanmasına kadar birçok detay titizlikle gözden geçiriliyor. Özellikle yurt dışında yaşayan Süryanilerin memleketlerine dönmesi, kentin sosyal yaşamına hareketlilik katıyor. Bu durum, bayram coşkusunu daha da artırıyor.
Paskalya Bayramı’nın en dikkat çekici unsurlarından biri ise renkli yumurtalar. Bu geleneği sürdüren Süryani vatandaşlarından Matay Türker, “Misafirlerimize kaynatılmış yumurta sunuyoruz. Her bir yumurtaya farklı işlemler uyguluyoruz. Renklerin canlı olması için doğal yöntemler tercih ediyoruz. Özellikle soğan kabukları kullanarak sağlıklı ve geleneksel bir görünüm elde ediyoruz.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Yumurta boyama işlemi, yalnızca bir gelenek değil, aynı zamanda bayramın ruhunu yansıtan bir sembol. Her bir yumurta, hem estetik bir görüntü sunuyor hem de geçmişten gelen kültürel bağları hatırlatıyor.
Bayram sofralarının vazgeçilmez unsurlarından bir diğeri de özel olarak hazırlanan paskalya çörekleri. Türker, bu konuda da bilgi vererek, “Misafirlerimize, yumurtanın yanında mutlaka paskalya çöreği sunarız. Bu, bayram geleneğimizin önemli bir parçasıdır.” dedi. Bu çörekler, bayramın tadını iki katına çıkarıyor ve misafirperverliğin bir göstergesi olarak sofralarda yerini alıyor.
Matay Türker, Paskalya Bayramı’nın derin anlamını şu şekilde ifade etti: “Bu gün, dirilişin ve umudun bayramı. Paskalya, sadece bir bayram değil; aynı zamanda binlerce yıllık bir inancı, sabrı ve direnişi de simgeliyor. Karanlığın ardından doğan ışığın ve umutsuzluğun içinden filizlenen umudun adıdır.”
Paskalya, özellikle Turabdin bölgesindeki Süryani halkı için, dini bir gün olmanın ötesinde kimliğin, kültürün ve varoluşun yeniden hatırlanışıdır. Her boyanan yumurtada bir gelenek, her yakılan mumda bir dua, her kilise çanında bir hafıza saklıdır. Bu kadim inanç, zorluklara rağmen yaşamaya ve yaşatılmaya devam ediyor.
Matay Türker, “Bugün bizlere düşen görev, bu mirası korumak, dilimizi, kültürümüzü ve inancımızı geleceğe taşımaktır. Çünkü bir halk, ancak hafızası kadar güçlüdür.” diyerek, bayramın getirdiği anlamı vurguladı.
Bu vesileyle, tüm Hristiyan âleminin ve özellikle Süryani toplumunun Paskalya Bayramı’nı kutluyoruz. Bu kutsal günün dünyaya barış, insanlığa umut ve sevgi getirmesini diliyoruz.