İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Hapishane Komisyonu, son günlerde Antalya Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde süresiz açlık grevine giden üç mahpus için önemli bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Bu açıklama, Türkiye’nin farklı şehirlerindeki şube ve temsilciliklerde eş zamanlı olarak yapıldı. Açıklamayı, İHD Batman Şubesi Eş Başkanı Av. Ahmet Şiray okudu.
Antalya’da tutulan Tahsin Sağaltıcı, Gürkan Türkoğlu ve Hüseyin Özen isimli mahpuslar, açlık grevlerinin 266’ncı ve 247’nci gününde sağlık durumlarının giderek kötüleştiğini bildirdiler. Açıklamada, bu mahpusların sağlık koşullarının, kamuoyunda “kuyu tipi hapishaneler” olarak bilinen YGC, Y ve S tipi hapishanelerdeki şartlardan kaynaklandığı vurgulandı.
İHD, bu tür hapishanelerde uygulanan tecrit koşullarının mahpusların sağlıklarını olumsuz etkilediğini savundu. Mahpusların hastaneye sevk edilmesi sürecinde aileleri ve avukatlarıyla iletişim kurulmadığı, ayrıca hastanede refakatçisiz ve tekli odalarda tutulmaları nedeniyle sağlık sorunlarının derinleştiği ifade edildi.
Yapılan açıklamada, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Antalya Şehir Hastanesi Başhekimliği’ne çağrıda bulunarak mahpusların yaşam hakkının korunması gerektiği belirtildi. İHD, ayrıca mahpusların sağlık durumu hakkında ailelerin ve avukatların bilgilendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Bağımsız hekimlerin sürece dahil edilmesi ve mahpusların sevk taleplerinin yerine getirilmesi de talep edildi.
Özellikle, Hüseyin Özen’in hastaneye sevk edilmesi 10 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşti. Bu durumda, mahpusların sağlık sorunlarının ciddiyeti daha da artmış durumda. Üç mahpusun da sağlık durumlarının ağırlaştığı kaydedildi. İHD, bu kötü koşulların son bulmasını ve mahpusların taleplerinin bir an önce değerlendirilmesini istedi.
İHD, açlık grevinde bulunan mahpusların durumunu kamuoyuna duyurarak, bu konunun önemine dikkat çekti. Açıklamada, tecrit uygulamalarının sona erdirilmesi gerektiği vurgulandı. Bu bağlamda, mahpusların sağlık durumları ve yaşam haklarına ilişkin taleplerin dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Sonuç olarak, insan hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleri, YGC, Y ve S tipi hapishanelerdeki koşulların iyileştirilmesi için harekete geçmeye çağırıyor. Bu tür uygulamaların son bulması, hem mahpusların hem de toplumun sağlığı açısından kritik önem taşıyor.