
İnsan Hakları Derneği (İHD) Batman Şubesi, hasta mahpus Mehmet Emin Çam’ın sağlık durumunun ağırlaştığını kaydederek, acil tahliye talebinde bulundu. 74 yaşındaki Çam, Batman T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Dernek, Çam’ın sağlık durumunu değerlendirirken, basın açıklamasını Zana Yücel Bozkurt’un okuduğunu bildiriyor.
Açıklamada, Mehmet Emin Çam’ın 18 Mart 2026 tarihinde Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldığı belirtildi. Ardından, 19 Mart’ta tüberküloz şüphesiyle Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen Çam, daha sonra tekrar cezaevine geri götürüldü.
Çam’ın sağlık durumuna ilişkin aileye yeterli bilgi verilmediği vurgulandı. Aile görüşmelerine göre, mahpusun ayakta durmakta ve konuşmakta zorlandığı, zaman zaman hafıza kaybı yaşadığı belirtildi. Bu bağlamda, Çam’ın ciddi sağlık sorunları arasında beyin tümörü, kalp hastalığı, böbrek rahatsızlıkları, felç, görme ve işitme kaybı gibi hastalıklar olduğu ifade edildi.
Dikkat çekici bir şekilde, son dönemde Çam’ın öksürükle birlikte ağızdan kan geldiği bilgisi de paylaşıldı. İHD, bu sağlık sorunlarına rağmen Adli Tıp Kurumu’nun 3 Aralık 2025 tarihinde “cezaevinde kalabilir” raporu verdiğini hatırlatıyor.
Ayrıca, infaz erteleme talebinin 10 Mart 2026 tarihinde reddedilmesi, derneğin endişelerini artırdı. İHD, 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi gereği, ağır hastalık durumunda infazın ertelenebileceğini belirtti. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde, devletin mahpusların yaşam ve sağlık haklarını koruma yükümlülüğü olduğu ifade edildi.
İHD Batman Şubesi, Mehmet Emin Çam’ın mevcut sağlık durumu nedeniyle cezaevi koşullarında yaşamını sürdüremeyeceğini vurgulayarak, infazının ertelenmesi ve acilen tahliye edilmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, dernek, başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları hasta mahpuslar için acil adım atmaya davet etti.
Açıklama, “Mehmet Emin Çam’a özgürlük, hasta mahpuslara özgürlük” çağrısıyla sona erdi. İHD, hasta mahpusların haklarının korunmasını ve onların sağlık durumlarının dikkate alınmasını talep ediyor. Bu durum, toplumda geniş bir yankı uyandırırken, insan hakları savunucuları için de önemli bir gündem maddesi haline geldi.