Uzay araştırmalarında verilerin işlenmesi konusunda yapay zeka teknolojileri kritik bir rol üstleniyor. NASA’nın aktardığı detaylara göre, European Space Agency’de (ESA) görev yapan David O’Ryan ve Pablo Gómez Hubble Uzay Teleskobu‘nun on yıllara dayanan geniş arşivini taramak için geliştirdikleri AnomalyMatch adlı yeni bir yapay zeka aracı sayesinde 800’den fazla kozmik anomali adayı belirledi. Bu keşif, insan gözünün kaçırabileceği veya manuel olarak incelenmesi yıllar alacak milyonlarca verinin saniyeler içinde analiz edilmesini sağlıyor.
Araştırmada kullanılan yapay zeka modeli, geleneksel sınıflandırma algoritmalarından farklı bir yöntem izliyor. Standart modeller genellikle belirli nesneleri (örneğin sadece galaksileri) tanımak üzere eğitilirken, bu yeni araç denetimsiz öğrenme tekniğiyle verilerdeki normal desenlerin dışına çıkan her türlü tuhaflığı işaretliyor. Keşfedilen anomaliler arasında nadir görülen kütleçekimsel mercekler, galaksi çarpışmaları ve daha önce kategorize edilmemiş potansiyel süpernova kalıntıları yer alıyor. Kısaca sistem, devasa bir samanlıkta iğne aramak yerine, saman olmayan her şeyi filtreleyerek bilim insanlarının önüne getiriyor.
Sürecin tamamı sadece otonom sistemlere bırakılmıyor; yapay zekanın işaretlediği adaylar, araştırmacılar tarafından tek tek doğrulanıyor. Bu insan döngülü yaklaşım, makine hızını insan muhakemesiyle birleştirerek hata payını minimize ediyor. Ekip, bu yöntemin sadece bilinen gök olaylarını değil, mevcut fizik teorileriyle açıklanamayan tamamen yeni fenomenleri de ortaya çıkarma potansiyeli taşıdığını belirtiyor.
Bu çalışma, James Webb ve gelecekteki Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu gibi projelerden gelecek devasa veri akışının nasıl yönetileceğine dair önemli bir ipucu veriyor. Özellikle Roman Teleskobu’nun Hubble’dan 500 kat daha geniş bir alanı tarayacağı düşünüldüğünde, geleneksel yöntemlerin yetersiz kalacağı aşikar. Büyük veri çağında yapay zeka destekli analizler, evrenin derinliklerindeki sırları çözmek için artık bir tercih değil, standart bir zorunluluk haline geliyor.