Beyin, insan olmanın en belirgin özelliği olarak kabul edilir. Anılarımızı, duygularımızı ve hayal gücümüzü şekillendiren organ, aynı zamanda sevmemizi, yaratmamızı ve düşünceyi düşünmemizi sağlayan bir komuta merkezi işlevi görüyor. Ancak tüm bu karmaşıklığına rağmen, beynin temel besin ihtiyaçları oldukça basit.
Son yıllarda yapılan araştırmalar, kuruyemişlerin beynin ihtiyaç duyduğu besin öğelerini sağlamakta etkili olabileceğini ortaya koyuyor. Ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler; sağlıklı yağlar, vitaminler, antioksidanlar ve magnezyum açısından zengin. Bu besin öğeleri, nöronları koruyup sinapsların işleyişine katkıda bulunarak hafızayı güçlendirebilir ve bilişsel gerilemeyi yavaşlatabilir.Uzmanlar, beyin sağlığının tek bir mucizevi besinle korunamayacağını vurguluyor. Araştırmalar, kuruyemiş tüketimi ile bilişsel performans arasında bazı olumlu bağlantılar gösterse de, sonuçlar her zaman tutarlı değil. Yine de kuruyemişleri, uyku, düzenli egzersiz, sosyal etkileşim ve merak gibi zihinsel bakım alışkanlıklarıyla birlikte düşünmek, sağlıklı bir yaşam tarzının parçası olarak öneriliyor.Beslenme uzmanları, “Kuruyemişler, kilerinizde daimi bir yer hak ediyor; mucizevi olmasa da, zihinsel sağlığınızı destekleyen küçük bir katkı sunuyor” diyor.CEVİZCeviz, nöronal zarların korunmasına, oksidatif stresin azaltılmasına ve beyindeki damarsal beslenmenin desteklenmesine yardımcı olan bitkisel omega-3 yağ asidi (alfa-linolenik asit), polifenoller ve antioksidanlar açısından zengindir. Food and Function dergisinde yayınlanan bir çalışma , ceviz açısından zengin bir kahvaltının (50 g), kuruyemişsiz ve kalorisi tam bir kahvaltıya kıyasla günün ilerleyen saatlerinde daha hızlı reaksiyon sürelerine ve daha iyi hafıza performansına yol açtığını ortaya koymuştur. Günlük yaşamda bu, sabah kahvaltılık gevreğinize veya yoğurdunuza bir avuç ceviz eklemenin hem lezzet hem de beyin desteği sağlayabileceği anlamına gelir.Badem, sinaptik fonksiyon, hücre onarımı ve oksidatif savunma ile bağlantılı tekli doymamış yağlar, E vitamini, B vitaminleri ve magnezyum içerir. Taylor Francis’te yayınlanan, orta yaşlı ve yaşlı yetişkinler üzerinde yapılan 6 aylık randomize bir çalışmada, günde 85 gram badem tüketenlerin görsel-uzamsal çalışma belleği, görsel hafıza ve uzamsal planlamada kontrollere kıyasla önemli gelişmeler gösterdiği görülmüştür. Bununla birlikte, genel biliş üzerindeki genel etki mütevazı düzeydedir, bu nedenle badem tek başına bir çözüm olmaktan ziyade daha kapsamlı bir beyin sağlığı diyetinin parçası olarak görülmelidir.Kaju fıstığı, potansiyel olarak nörotransmitter üretimine, sinaptik sinyallemeye ve hücre korumasına yardımcı olan magnezyum, çinko, bakır, sağlıklı yağlar ve biyoaktif bitki bileşikleri içerir.
Heliyon’da yayınlanan bir hayvan çalışması, kaju ile zenginleştirilmiş bir diyetin, beyin stresine (sisplatin başlatılması) maruz kalan sıçanlarda kolinerjik eksikliği azaltmaya ve hafızayı iyileştirmeye yardımcı olduğunu ve beyin açısından fayda potansiyeli gösterdiğini ortaya koymuştur. İnsan deneyleri şu anda sınırlı olsa da, kaju fıstığının besin profili, onu beyin destekleyici atıştırmalıklar arasında mantıklı bir seçenek haline getirmektedir.Fındık, oksidatif stres, iltihaplanma ve yaşa bağlı nöronal gerilemeyle mücadeleye yardımcı olan E vitamini, folat, doymamış yağlar ve antioksidanlar sağlar. Bir çalışma, fındık tüketiminin anti-enflamatuar ve antioksidan özellikleri sayesinde Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif bozukluk riskini azaltabileceğini bildirmiştir.Antep fıstığı, lutein, B6, sağlıklı yağlar, lif ve antioksidan polifenoller içerir; bunlar bilişsel işlevleri, ruh halini ve hafıza yollarını destekleyen besinlerdir. Fazla kilolu genç yetişkinler üzerinde yapılan bir pilot çalışma, 28 gün boyunca günde 28 gr Antep fıstığı tüketiminin bilişsel performansı ve ruh hali belirteçlerini iyileştirdiğini göstermiştir .
Daha kapsamlı insan deneyleri gerekmekle birlikte, Antep fıstığı salatalara, yoğurda veya tek başına bir atıştırmalık olarak kolayca ekleyebileceğiniz çıtır çıtır, beyin dostu bir atıştırmalıktır.
Araştırma, Finlandiya’nın Turku Üniversitesi bilim insanları tarafından gerçekleştirildi. 1980 yılında, 3 ila 18 yaş aralığındaki 3.516 çocuğun D vitamini seviyeleri ölçüldü. Ortalama seviye 51,3 nmol/L olarak belirlendi. Takip edilen katılımcıların yaklaşık %3’ü (95 kişi), ilerleyen yaşlarında ASCVD geçirdi. D vitamini seviyesi 37 nmol/L’nin altında olan çocuklarda risk daha da artıyor....
KOLON KANSERİ NEDİR? Kolon kanseri, kolorektal kanser olarak da bilinir, sindirim sisteminin parçaları olan kolonda (kalın bağırsak) veya rektumda başlar. Genellikle polip adı verilen küçük, iyi huylu hücre kümeleri olarak başlar ve zamanla kansere dönüşebilir. Ancak tüm polipler kötü huylu hale gelmez, ancak olanlar genellikle sessizce büyür ve hastalık ilerleyene...
Uzmanlara göre, chia tohumlarının sağladığı faydalar tüketim zamanına göre farklılık gösterebiliyor. Sabah ve akşam tüketiminin vücut üzerindeki etkileri dikkat çekici farklar yaratabiliyor. TOKLUK VE ENERJİ DESTEĞİ Güne enerjik başlamak ve gün boyu tok kalmak isteyenler için chia tohumları kahvaltının ideal bir parçası olabilir. Yüksek lif içeriğiyle tokluk hissi sağlayan bu...
ABD’de yaklaşık 2 milyon erkek, kemikleri zayıf ve kırılgan hale getiren “sessiz hastalık” olarak bilinen osteoporozdan muzdarip. ABD Ulusal Omurga Sağlığı Vakfı’na göre, 16 milyon erkekte kemik erimesinin başlangıç evresi sayılan osteopeni bulunuyor. Buna rağmen, Ohio Eyalet Üniversitesi Wexner Tıp Merkezi’nin yaptırdığı yeni bir ankete göre, erkeklerin yalnızca yüzde 1’i...
Kadınların erkeklere göre daha fazla yağ dokusuna sahip olması, D vitamininin vücutta serbest dolaşmak yerine yağda depolanmasına yol açıyor. Bu durum, güneşten veya besinlerden alınan vitaminin etkinliğini azaltıyor. Erkekler D vitaminini daha kolay kullanabilirken, kadınların aynı seviyelere ulaşabilmesi için daha fazla güneş ışığına, besine veya takviyeye ihtiyacı olabiliyor. HORMONAL DALGALANMALARDA...
İstanbul Valiliği’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, acil durumlarda erken müdahalenin hayat kurtardığı belirtildi. Ancak, idari yaptırımlar ve uyarılara rağmen “asılsız çağrı” sorununun devam ettiği aktarılan paylaşımda, şunlar kaydedildi: “İstanbul 112 Acil Çağrı Merkezlerimizde, 1 Ocak- 31 Ağustos 2025 tarihleri arasında 10 milyon 621 bin 42 adet çağrı karşılandı. Bunlardan 3...