Batman’da Göçebe Hayvancılığın Geleceği Tartışılıyor

Batman’da Göçebe Hayvancılığın Geleceği Tartışılıyor
Yayınlama: 08.04.2026
665
A+
A-

Batman, bölgenin önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olarak, göçebe hayvancılığın geleceğini masaya yatırdı. Bir otelin konferans salonunda düzenlenen çalıştayda, Vali Yardımcısı Ekrem Güngör ve çeşitli resmi yetkililer bir araya geldi. Bu etkinlik, yalnızca bir üretim modeli değil, aynı zamanda binlerce yıllık bir kültürün ve yaşam tarzının da tartışıldığı bir platform oldu.

Göçebe Hayvancılığın Kültürel Önemi

Vali Yardımcısı Ekrem Güngör, açılış konuşmasında, “Bugün burada göçebe yaşamı ve onun tarihsel derinliğini konuşmak için toplandık,” dedi. Bu sözler, katılımcıların dikkatini çekti. Göçebe hayvancılığın, doğayla kurulan kadim dengeyi yansıttığını belirten Güngör, bu yaşam tarzının sadece bir ekonomik faaliyet olmadığını vurguladı.

Program, çeşitli akademisyenlerin, yerel yöneticilerin ve göçebe hayvancılıkla uğraşan üreticilerin katılımıyla zenginleşti. Konferansa katılanlar arasında Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu ve Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Turan Saldırıcıer de yer aldı.

Ekonomik Katkılar ve Sürdürülebilirlik

Göçebe hayvancılığın ekonomik etkilerine dikkat çeken Vali Yardımcısı, “Bölgemizdeki üreticilerin sahip olduğu yaklaşık 10 milyon küçükbaş hayvan, ülke ekonomisine yıllık 200 milyar lira katkı sağlıyor,” dedi. Ayrıca, bu modelin Türkiye’nin kırmızı et ve süt ihtiyacının yaklaşık %20’sini karşıladığını belirtti.

Güngör, “Dünyada artan gıda ihtiyacı ve iklim değişikliği karşısında yeni sürdürülebilir üretim modellerine ihtiyaç var. Göçebe hayvancılık, bu bağlamda yeniden keşfediliyor. Zira, bu üretim tarzı doğayla uyumlu ve kaynakları zorlamadan sürdürülebilirlik sağlıyor,” ifadelerini kullandı.

Geleceğe Taşımak İçin Modernizasyon

Vali Yardımcısı Ekrem Güngör, göçebe hayvancılığı korumakla kalmayıp, modernize etme niyetinde olduklarını da dile getirdi. Bu yaklaşım, hem kültürel mirası yaşatmayı hem de ekonomik olarak güçlendirmeyi hedefliyor. “Amacımız, göçebe yaşamı geleceğe taşımaktır,” dedi. Bu doğrultuda, bölge üreticilerine yönelik destek programlarının geliştirilmesi gerektiği üzerinde duruldu.

Çalıştay, ayrıca göçebe hayvancılığın geleceği hakkında fikir alışverişinde bulunmak için bir fırsat sundu. Katılımcılar, deneyimlerini paylaşarak bu alanda nasıl daha etkili olunabileceğini tartıştılar. Özellikle genç neslin bu geleneği devam ettirmesi gerektiği vurgulandı.

Sonuç olarak, Batman’da düzenlenen çalıştay, göçebe hayvancılığın sadece bir üretim biçimi olmaktan öte, bölgenin kültürel kimliğini oluşturan bir yaşam tarzı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu zengin kültürel mirasın korunması ve modernizasyonu için tüm paydaşların işbirliği içinde çalışması gerektiği ifade edildi.

Yazar

Dilan Yıldırım

Hasankeyf'in tarihi sokaklarında büyüdü. Mardin Artuklu Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni derece ile bitirdikten sonra İstanbul'da ulusal bir medya grubunda 3 yıl çalıştı. Memleket hasreti onu Batman'a geri getirdi. Güneydoğu'nun unutulmaya yüz tutan kültürel değerlerini dijital dünyaya taşımak en büyük motivasyonu.

Röportajlarımız