Çiğ gıdaları yıkama şeklimiz, pişirme yöntemlerimiz, saklama şeklimiz olsun, yaptığımız her seçim genel sağlığımızı destekler veya engeller. Bu nedenle hücrelerinize ve bağışıklığınıza zarar verebilecek alışkanlıkların ve sizin ve sevdiklerinizin genel sağlığınızı destekleyen optimum beslenmeyi nasıl sağlayabileceğinizin farkında olmanız önemlidir.
Tükettiğimiz yiyeceklerin besin değeri, kullanılan yemeklik yağın türünden önemli ölçüde etkilenir. Örneğin, omega-3 yağ asitleri bakımından zengin avokado ve zeytinyağı, bağışıklık sisteminin daha iyi çalışmasına ve iltihabın azalmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, bu yağların dumanlanma noktasının (yağın duman çıkarmaya başladığı sıcaklık) üzerine ısıtılması besin değerlerini yok eder ve tehlikeli serbest radikaller üretir. Bu nedenle, düşük ısıda pişirme için sızma zeytinyağı, yüksek ısıda pişirme için ise sade yağ veya hindistancevizi yağı gibi daha yüksek dumanlanma noktasına sahip yağlar kullanın.Yiyecekleri orta sıcaklıkta pişirmek, hücresel korumayı artıran ısıya duyarlı vitamin ve antioksidanları korur. Buharda pişirme, haşlama ve hafifçe soteleme gibi daha hassas pişirme yöntemleri, kızartma veya ızgara gibi yüksek ısı gerektiren yöntemlere kıyasla yiyeceklerdeki besinleri daha iyi korur. Bu nedenle, besin değerlerinin korunması için yiyecekleri çok yüksek olmayan bir sıcaklıkta pişirmeniz önerilir.Soğuk depoda saklanan çiğ gıdaların aksine, taze hasat edilmiş meyve ve sebzeler, hücreleri oksidatif stresten koruyan ve bağışıklık sistemi fonksiyonunu destekleyen yüksek düzeyde antioksidan, vitamin ve fitobesin içerir. Yerel ve taze ürünler, depolanmış veya uzun mesafelerden gelmiş ürünlere kıyasla daha fazla besin değerini korur. Bu nedenle, mümkün olduğunca taze ve yerel ürünler kullanmanız önerilir.Doğru gıda saklama yöntemleri, gıdanın besin değerini korur ve zararlı mikropların üremesini engeller. Ayrıca, doğru saklama, ışık, hava ve neme maruz kalmanın neden olduğu besin bozulmasını da önler. İyi bir yöntem, vitamin içeriğini korumak için yapraklı yeşil sebzeleri ve otları buzdolabında, antioksidan seviyelerini korumak için ise bazı meyve ve sebzeleri oda sıcaklığında saklamaktır.Yemek pişirmek için kullanılan malzemeler sağlığa faydalı olabileceği gibi zararlı da olabilir. Örneğin, yapışmaz pişirme kapları çoğu evde kullanılır, ancak kaplamaları hasar görürse, sağlığa zararlı reaktif metalleri yiyeceğe salabilirler. Paslanmaz çelik, dökme demir veya seramik malzemelerden üretilen pişirme kapları ise, yiyeceğin eşit şekilde pişmesini sağlarken, yiyeceğin kalitesini etkileyebilecek hiçbir kimyasal madde yaymaz.TUZ, ŞEKER VE KORUYUCU ALIMINI SINIRLAYINAşırı tuz, ilave şekerler ve yapay koruyucular iltihaplanmayı tetikleyebilir ve hücresel onarım mekanizmalarını zorlayabilir. Yüksek sodyum alımı bağışıklık hücresi fonksiyonunu etkilerken, aşırı şeker bağışıklık sistemini saatlerce baskılayabilir. Ayrıca, koruyucular bağışıklık sağlığı için gerekli olan faydalı bağırsak bakterilerini etkileyebilir. Bu nedenle, yemeğinize antioksidanlar ve iltihap önleyici bileşikler katan otlar ve baharatlar gibi tam malzemeleri ve doğal lezzet arttırıcıları tercih etmeniz önerilir.Bu mutfak uygulamalarını takip etmek, hücreleri koruyan ve bağışıklığı güçlendiren temel vitaminleri korur. Sağlıklı yağlarda, uygun sıcaklıkta yemek pişirmek veya işlenmiş gıdaları azaltmak olsun, hepsi vücudun kendini daha iyi iyileştirmesine ve hastalıklarla savaşmasına yardımcı olur. Önleyici bakım planı hakkında kapsamlı beslenme danışmanlığı için, yalnızca sorularınızı ve endişelerinizi yanıtlamakla kalmayacak, aynı zamanda sağlıklı yiyecek seçimleri ve yeme alışkanlıkları konusunda da size rehberlik edecek deneyimli bir diyetisyene danışın.
ABD’nin Kentucky eyaletinde yaşanan bir olay, ülkedeki organ bağışı sisteminin güvenliğine dair eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Aşırı doz nedeniyle beyin ölümü gerçekleştiği düşünülen TJ Hoover adlı bir adam, organları alınmak üzereyken yeniden hayat belirtisi göstermeye başladı. LEX 18 adlı yerel haber kanalının aktardığına göre, Hoover’ın kız kardeşi Donna Rhorer, geçen...
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), kene tutunması veya keneyle temas sonucu bulaşabiliyor ve can kaybına yol açabiliyor. Türkiye’de 2002’de İç Anadolu Bölgesi’nde görülerek dikkat çeken ve 2003’te kesin tanısı koyulan KKKA vakaları, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “KKKA Vaka Bildirim Çizelgesi” ve 2011’de kullanıma sunulan “KKKA Bilgi...
SIRT AĞRISI VE KEMİK AĞRISI Çeşitli araştırmalara göre, sırt ve kemik ağrıları D vitamini eksikliğinin yaygın bir belirtisidir. Çoğu kişi bunu yorgunluk ve yaşlanmaya bağlasa da, asıl sebep gözlerimizin önündedir. The Permanente Journal’da yayınlanan bir araştırmaya göre , D vitamini eksikliği teşhisi konan kişiler 6 aydan 1 yıla kadar süren...
47 binden fazla kadının katıldığı ve 30 yıl süren uzun vadeli bir çalışma, düzenli kahve içen kadınların daha az kronik hastalık, fiziksel kısıtlama ve ruh sağlığı sorunları yaşadığını gösterdi. ABD merkezli araştırmacılar, 1984-2016 yılları arasında yürütülen ve katılımcıların diyet alışkanlıklarını içeren anketlerden elde edilen verilerle kahve, çay ve kola gibi...
KIRMIZI MEYVELER Yaban mersini, ahududu, böğürtlen ve çilek gibi meyveler son derece sağlıklıdır. Lif, folat, bol miktarda C vitamini ile doludurlar ve kanserin gelişimine müdahale edebilecek polifenoller içerirler. Genellikle süper gıda olarak pazarlanan acai meyvesine gelince, bütün meyveye sadık kalmanız önerilir. Ayrıca, Asya’daki en çok beğenilen meyvelerden biri olan ve...
Bazal Hücreli Karsinom (BCC), İngiltere’de en sık görülen yavaş büyüyen cilt kanseri türü olarak biliniyor. Bu tür kanser genellikle vücuda yayılmıyor ve tedavi edilebiliyor; ancak cerrahi müdahale büyük deri parçalarının çıkarılmasını gerektirebiliyor ve iz bırakabiliyor. Cerrahlar, kanserin yayılmasını önlemek için çoğu zaman sağlıklı deriyi de almak zorunda kalıyor. Tee, özel...